Hocalı Soykırımı Dünya medyasında

0
102 қаралды

Cengiz Ketik Ormanı’nda, Nahçivanik yolundan üst üste yığılmış cesetleri, başının yarısı soyulmuş bebekleri, gözleri çıkarılmış çocukların resimlerini çekiyordu.

Hocalı’yı ölüm sessizliği sarmıştı. Kar üstünde yatan cesetler vahim bir durum arz ediyordu. Her yerden kan kokusu geliyordu. Vahşiliğe, gaddarlığa bakıldığında Ermeni-Rus askerî birliklerinin uyguladıkları katliam yabancı gazetecilerin dehşete kapılmasına yol açmıştı, bazıları ise elleriyle gözlerini kapamış, helikoptere doğru kaçmışlardı. Kendini kaybedenler gözyaşlarını tutamayanlar da vardı.

Kanlı olayları gözleri ile görüp kameraya alan Fransız Jean IveJanet “Biz Hocalı faciasına şahit olduk. Yüzlerce ceset gördük.Bunların içinde kadınlar, yaşlılar, çocuklar ve kenti savunanlar vardı. Emrimize helikopter verildi. Gökyüzünden gördüklerimizi kameraya kaydediyorduk. O zaman Ermeniler helikoptere ateş açtılar ve biz çekimi yarım bırakarak geri çekilmek zorunda kaldık. Savaş hakkında çok şey duymuştum. Alman Nazileri’nin gaddarlığını okudum ancak Ermeniler’in masum halkı ve 5-6 yaşındaki çocukları öldürmekle vahşilikte onları bile geride bırakmışlardı. Biz hastanede, vagonlarda, hatta çocuk bahçelerinde ve sınıflarda çok sayıda yaralı gördük.

Gaddarlık, arkadan vurmak, kanlı olayların merkezinde olmak Ermeniler’in değişmez genetik hafızasıdır. Dünyanın neresindehangi meskeninde olursa olsun, Ermeni hasleti er veya geçkendini gösterir ve gösterecektir de. Bu Ermeni’ye kendi ırkından, kanından olanların ne yaptığım bilmiyoruz. Çünkü haydut Ermeni terör örgütü “milletin cellâdı olmak istemeyenleri” terörden uzak duran Ermeniler’i katletmekle, vahamet, korku yaratıyorlardı.

Soykırımla alâkalı yabancı ülke basınında diğer gazetecilerin kaleme aldıkları yazılarda bazı bölümleri dikkatinize sunuyoruz.

Washington Post; “Dağlık Karabağ kurbanları Azerbaycan’da toprağa verildiler. Kaçkınlar, Ermeni saldırısında yüzlercekişinin öldürüldüğünü söylüyorlar. Yedi kişinin cesedi bugün gösterildi, bunların ikisi çocuk, üçü kadındır. 120 kaçkın Ağdam hastanesindedir, vücutlarında çok sayıda derin yaralar bulunmaktadır.”

The Times: “Ermeniler yüzlerce kaçkın ailesini katlettiler. Sağ kalabilenler Ermeniler’in 450’den fazla Türk’ü katlettiğini, öldürülenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu bildiriyorlar. Yüzlerce, hatta binlerce insan kaybolmuştur. “Onlar ateşediyorlardı, ateş ediyorlardı, ateş ediyorlardı,” diyen RaziyeAslanova Hocalı’da Agdam’a kaçabilenlerden birisi, kocasınınve oğlunun öldürüldüğünü kızının ise kaybolduğunu söylüyor.”

The Times: “Katliam açığa çıktı. Anatoli Levin “DağlıkKarabağ’ın yamaçlarında aralarında kadın ve çocuklar olanaltmıştan çok ceset ortaya çıkmıştır, bu ise Ermeniler’inAzerbaycanlı mültecileri katlettiği yolundaki haberleridoğrulamaktadır. Hâlâ bulunamayan yüzlerce kayıp vardır.”

The Times: “Onların çoğu tanınmaz hale gelmiştir, küçük birçocuk yapayalnız kalmıştır.”

Krua J’Eveneman Dergisi (Paris), 25 Şubat 1992 tarihi: Ermeniler Hocalı’ya saldırmıştır. Bütün dünya vahşiceÖldürülmüş insan cesetlerini gördüm. Azeriler binlerinöldüğünden bahsediliyor.

Sunday Times Gazetesi (Londra) 1 Mart 1992 tarihi: Ermeniaskerleri binlerce aileyi yok etmiştir.

Financial Times Gazetesi (Londra) 9 Mart 1992 tarihi: Ermeniler Ağdama doğru giden orduyu kurşun yağmurunatutmuştur. Azeriler bin iki yüz kadar ceset saymış, Lübnanlıkameraman, ülkesinin zengin Ermeni Taşnak lobisinin Karabağasilâh ve asker gönderdiğini onaylamıştır.

Times Gazetesi (Londra) 4 Mart 1992 tarihi: Birçok insan çirkinhale getirilmiş, masum kızın sadece kafası kalmıştır.

İzvestiya (Moskova) 4 Mart 1992 tarihi: Kamera kulak-tan kesilmiş çocukları gösterdi. Bir kadının yüzünün yansıkesilmişti. Arasında kafa derisi soyulmuştu.

Le Mond Gazetesi (Paris) 14 Mart 1992 tarihi: Agdam’dabulunan basın mensupları, Hocalı’da öldürülmüş kadın veÇocuklar arasında kafa derisi yüzülmüş, tırnaklan çıkarılmış üçkişi görmüşler. Bu, Azerilerin propagandası değil bir gerçektir.

İzvestiya Gazetesi (Moskova) 13 Mart 1992 tarihi: BinbabyLeonid Kravets: “Ben kendim tepede yüze yakın ceset gördüm.Bir erkek çocuğunun kafası yoktu. Her tarafta işkenceyleöldürülmüş kadın, çocuk ve yaşlılar vardı.”

Valer Actuel Dergisi (Paris) 14 Mart 1992 tarihi: Bu özerkbölgede Ermeni silâhlı birlikleri yakın doğuda üretilmişteknolojiye, ayrıca helikoptere sahiptiler. ASALA’nın SuriyeLübnan’da askeri kamp ve silâh depoları vardır. Ermenileryüzden fazla Müslüman köylerine saldın düzenlemiş veKarabağ’daki Azerbaycanlıları öldürmüşler.

R. Patrik İngiliz Muhabir (olay yerinde bulunmuş): Hocalı’dakiçokça maske, kanlı gözyaşları, ölüm, bedbahtlık, yıkımlar. Hocalılar’ı ne için katlettiler? Ya anneleri? Allah insanıcezalandırmak isteyince onun aklını alıyor.

Nie Gazetesi (Bulgaristan) Violetta Parvanova; Hocalı insanlığınfaciasıdır.

3 Mart 1992’de BBC1 Morning News saat 07.37 yayınındadurumu böyle aksettirmiş; canlı yayın muhabirimiz yüzden fazlaAzeri erkek, kadın ve bebek dahil olmak üzere çocuk cesetlerigördüğünü ve bunların başlarına yakın mesafeden ateş edildiğinirapor ediyor.

16 Mart 1992 tarihli Newsweek’te Pascal Privat ve Steve Le Vine tarafından hazırlanan haberde katliam bu şekildeyansıtılmış. Geçtiğimiz hafta Azerbaycan yine bir morgunmahzeni gibiydi; bir caminin arkasına geçici olar kurulmuşmorga sürüklenerek getirilmiş düzinelerce ceset ve yas tutanmülteciler… Bunlar 25 ve 26 Şubat tarihinde Ermeni kuvveleritarafından istila edilen Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalıköyünün Azeri sakinleriydi. Cesetlerin çoğu kaçmaya çalışırkenyakın mesafeden vurulmuş bazılarının  paramparça idi, bazılarının kafa derileri yüzülmüştü.

Human Rights Watch Hocalı katliamını Karabağ’ın işgalindenbu yana cereyan eden en kapsamlı sivil katliamı olaraknitelendirilmiştir.

Amerika gazeteci Thomas Goltz Fotoğrafçı arkadaşım öyle etkilenmişti ki fotoğraf çekebilmesi için kendisini objelerinüzerine gitmem gerektiriyordu. Ama olanları anlatmak, dünyaya duyurmak gerekliydi. Hayatta kalanları bularak hemen oradaneler dediklerini kaydettik. Bazı cesetleri tanımaya çalıştım amayüzleri tanınmayacak halde olanlar vardı. Bazılarının kafaderileri yüzülmüştü.

Hocalı katliamına tanık olan ve daha sonra Beyrut’a yerleşenErmeni gazeteci Daut Kheyriyan, “For the Sake of Cross” (Haç’ın Hatırı için) isimli kitabında sayfa 62-63 vahşeti böyleanlatıyor: “Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevliErmeni Hocalı’nın bir kilometre Batısında bir yere 2 Mart günüyüz Azeri cesedini getirip gömdü. Son kamyonda on yaşında birkız çocuğu başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı.Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok aznefes alabiliyor, bedenim ölüm korkusu sarmıştı. O sıradaTigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerinüstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktı. Bana sanki yanmaktaolan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi.Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben geri döndüm, onlar ise Haç’ınhatırı için savaşa devam ettiler.

Jean ive YUNET (Fransız gazetecisi): “Hocalı’da çocuk, yaşlı, kadın bir yerde hunharca öldürüldü. Helikopterle misligörülmeyen ölüm sahnelere tanık oldum. Bu kadar vahşicesinekatliamı, Nazi Almanları’nın yaptığını dahi duymamıştım.”

V BELYKH (îzvestiya Muhabiri):  “… Kaçanlar ölüleriAgdam’a getiriyorlardı. Uykuda bile böyle görüntüler tüyler ürpertiyordu. Kesilmiş kulaklar, Çıkarılmış gözler, derileri soyulmuş kafalar, kesilmiş kafalar vs.”.

Kafkaslarda bir insan nesli sırf inancından ve millî kimliğindendolayı emperyalist zalimlerce katledilirken, katliamcılara alkıştutan ve parlamentolarında sözde soykırım yasalarınıalkışlayarak kabul eden devletlerin de zalimleri uluslararası siyaset arenasında destekleyerek zulme ortak olduklarıunutulmamalı, unutturulmamalıdır.

Kaldı ki tarih boyunca Türk milleti hiç bir halka zulmetmemiş, bütün halkların dinî, millî, ırkî haklarını korumuştur. Savaşırkenbile merhamet, savaş kurallarına riayet, savunmasız masumsivillerin zarar görmemesi, hayvanlara, bitkilere, sukaynaklarına ve tarihi eserlere zarar verilmemesi fikrinin hep önplânda olmasına önem vermiştir.

Bugün elimizde bu kadar canlı kanıtlar olmasına rağmen hâlâmedeni dünyanın gözünün içine baka baka, geçmişimizi karalamaya kalkıp, üstelik hem suçlu hem güçlü mantığı ilesözde bir “Ermeni soykırımı” iddiası yapanlar size sesleniyoruz:

Asil ve yüce Türk milleti tarihi boyunca “emaneti sıdıka” olarakbildiği ve hep koruduğu bu insanların her dönemde vahşetinemaruz kalmıştır.

Hocalı katliamı da diğerleri gibi soykırımın cüzi bir örneği gibigörünse de asırlar boyu tekrarlanan o bildik vahşetin göstergesidir.

Aysel Turan

Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteyi Vakfının desteği ile “Ortak Değerler” İçtimai Birliğinin gerçekleştirdiği “Hocalı soykırımı 30-cu yılında – türk ülkeleri  medyalarında tanıtım” projesi çerçivesinde yayımlanır

ЖАУАП ҚАЛДЫРУ

Пікіріңізді енгізіңіз!
мұнда сіздің атыңызды енгізіңіз

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.